Anal seks ve Oral sex’in zazarları, cinsel ilişl İlişki Şekillerinin Risklerikiye girmenin riskleri var mıdır? nelerdir?Cinse
'
Cinsel İlişki Şekillerinin Riskleri
Cinsel yaşam ve bakteriler
Cinsel yaşam, bireyleri çeşitli bakterilerle ve diğer enfeksiyon etkenleriyle karşılaştıran bir durumdur.
Cinsel yaşamı sürdürmek ve bakterilerle “iyi geçinmek” için öncelikle vücudumuzda bizimle beraber yaşayan bu canlı türleriyle ilgili bilgi sahibi olmalısınız. Bu yazıda vücuttaki bakterilerin genel özellikleri ve cinsel yaşamdaki etkileri hakkında bilgi verilmiştir.
Bakteriler hakkında genel bilgiler
Bakteriler enfeksiyon hastalıkları adını verdiğimiz bazen ölümcül olabilen hastalıklardan sorumlu olsalar da canlı yaşamın vazgeçilmez parçalarıdır. Bakteriler olmadan dünya üzerindeki yaşamın devam etmesi olanaksızdır.
İnsan vücudunda normal şartlar altında dış ortama kapalı olan organ
sistemleri “steril” (”steril” tıpta “hiç bakteri içermeyen” anlamında
kullanılan bir kelimedir) olarak kabul edilir. Bu bölgeler bakterilerin
üremeleri için uygun koşullar taşıyan ve bu nedenle steril olmaları çok
önemli olan bölgelerdir. Kan, idrar, karın içindeki organların çoğu,
göğüs kafesi içindeki yapılar (kalp ve akciğerler) ve kafatası içindeki
yapılar başta olmak üzere her bölgenin kendine özgü bir savunma
mekanizması vardır ve bu ortama girmeyi başarabilen az sayıdaki bakteri
sağlam bir bağışıklık sistemi sayesinde ortamdan uzaklaştırılır ve
steril durum devam eder.
Bakteri florası
Vücutta belli organlar vardır ki buralarda bakteriler sürekli olarak ve
normal şartlarda bulundukları dokuyla iyi geçinerek yaşamlarını
sürdürürler. Ağız ve burun boşluğundan gırtlağa kadar olan kısım, dış
kulak yolu, anüsten kalınbağırsak-incebağırsak sınırına kadar olan
kısım ve apendiks, vücudumuzu kaplayan tüm cildimiz ve kadınlarda dış
genital kısımdan rahimağzı sınırına kadar olan kısımda sürekli olarak
bakteriler yaşar. Bu bakteriler çoğu durumda dokuya bir fayda veya
zarar sağlamazken, sindirim sisteminde ve vajinada önemli işlevlere
katkılarda bulunurlar.
Vücudun her anatomik bölgesinde yaşamını sürdüren bu bakteri topluluklarına flora adı verilir (flora kelime anlamı olarak belli bir bölgedeki bitkisel yaşam anlamına gelir). Ağız içi florası, vajinal flora, kalınbağırsak florası gibi.
Florayı oluşturan bakterilerin cinsi ve “davranış biçimleri” dokudan dokuya, kişiden kişiye, aileden aileye ve daha da önemlisi ülkeden ülkeye önemli farklılıklar gösterir. Yani örnek olarak bir kişinin ağız içinde yaşayan bakteriler tür ve işlev olarak benzeseler de kendine özgü farklı özellikler gösterirler.
Yine aynı kişinin örnek olarak kalın bağırsağındaki floranın özellikleri ağız içindeki floraya göre oldukça farklıdır. Bu nedenle aynı bedenin bir bölgesinden başka bir bölgesine taşınan bir bakteri aynı bakteri olmasına karşın kendi yerinde zararsızken, başka bir yere geldiğinde zararlı olabilir. Bunun en tipik örneği kalınbağırsakta bulunan bakterilerin tuvalet hijyeni yetersiz kişilerde vücudun çeşitli bölgelerinde enfeksiyonlara neden olabilmesidir.
Flora bölgesel özelliklerle yakından ilişkilidir:
Belli bir coğrafi bölgede yaşayan insanların vücut floraları diğer bir
bölgede yaşayandan tümüyle farklıdır ve bir ülkenin insanında zararsız
bir şekilde yaşayan bir bakteri başka bir ülkenin insanında enfeksiyona
yol açabilir. Bunun en tipik örneği de “turist ishali” adı verilen
durumdur: Normal şartlarda bölge insanlarında hiçbir belirti vermeyen
bir bakteri türü diğer bölgeden gelen insanlara hijyenik olmayan
şartlarda hazırlanmış bir gıda yoluyla bulaştığında enfeksiyona neden
olabilir. Halbuki bakteri aynıdır.
Flora kişiler arasında da önemli farklılıklar gösterir:
İki bireyin teması floraların bir anlamda karşılıklı değişimine yol
açar. Biriyle el sıkıştığınızda karşı tarafın bakterileri size, sizin
bakterileriniz de karşı tarafa geçmiş olur. Bu geçici bakteri
alışverişi normal şartlarda enfeksiyona yol açmaz.
Temas ne kadar yakınsa ve ne kadar uzun süreliyse iki kişinin floralarının birbirlerine benzeyen özellikleri de artar. Aile bireylerinin floraları ve özellikle de beraber yaşayan bir çiftin floraları hemen hemen aynıdır. Bu, normal şartlarda herhangi bir enfeksiyona yol açmazken, herhangi bir bireyin dışarıdan aldığı “yabancı” bir bakteri bu kişinin temas ettiği birey(ler)de enfeksiyona yol açabilir. Eşlerden birinin başka biriyle beraber olması sonucu “kaptığı” bakteri, virüs veya diğer mikroorganizmaların diğer eşe bulaştırılması gibi.
-
Temas eden iki anatomik bölge birbirinden ne kadar farklıysa sorun ortaya çıkma olasılığı o kadar yüksektir.
-
Her anatomik bölgenin florası farklıdır ve oral sekste olduğu gibi birbirinden tümüyle farklı iki anatomik bölge temas ettiğinde floraların değişimi enfeksiyon sorunu oluşturabilir.
-
Üçüncü ve en önemli belirleyici etken, temas eden kişilerin floralarında enfeksiyon yapıcı etkenlerin varolup olmamasıdır.
Flora normalde enfeksiyon yapıcı özelliği düşük bakterilerden oluşur. Ancak bazı kişilerin florasında enfeksiyon yapıcı özellikleri güçlü mikroorganizmalar var olabilir. Bu mikroorganizmalar virüs şeklinde, bakteri şeklinde veya parazit şeklinde olabilir ve bunlar bazı belirtilere neden olabileceği gibi, kişi bu mikroorganizmaları taşıdığından tümüyle habersiz de olabilir.
Cinsel yolla bulaşan hastalıklar adı altında toplanan hastalıklar bireyin florasında varolan ve enfeksiyon yapma özelliği güçlü mikroorganizmaların cinsel temas yoluyla diğer bir bireye aktarılmasıdır.
Cinsel davranış şekilleri ve enfeksiyon sorunu
Cinsel ilişkinin en sık uygulanan şekli olan “klasik cinsel ilişkide”
temas eden bakteri floraları birbirine benzerdir (erkek ve kadının
genital florası) ve bu nedenle bu tür ilişkide taraflardan birinde
enfeksiyon oluşmasını belirleyici temel etken taraflardan birinin
florasında enfeksiyona yol açabilecek bakteri ve virüslerin varolup
olmamasıdır. Taraflardan birinde varolan virüsler (HPV (genital siğil),
HSV (genital uçuk), HIV (AIDS), Hepatit B gibi), bakteriler (klamidya,
gonore (bel soğukluğu), sifiliz (frengi) gibi), parazitler (trikomonas,
uyuz gibi) karşı tarafa geçer ve karşı tarafın bağışıklık sistemi
özelliklerine göre karşı tarafı taşıyıcı veya hasta yapar.
Bu açıdan kadınlar erkeklere göre daha şanssız durumdadırlar
Kadının hassas dengeler üzerine kurulu vajinal mukozasında belli bölgelerde gözle görülmeyen çatlaklardan, mesane girişinin genital bölgeye yakın olması gibi nedenlerle kadınlarda normal cinsel ilişkide bile karşı taraftaki enfeksiyonları çok daha kolay kaparlar. Hatta karşı tarafta hiçbir enfeksiyon bulunmasa bile normal şartlarda steril (bakteri içermeyen) olan mesane girişinin vajinaya yakın olması nedeniyle mesaneye giren bakteriler özellikle yeni evli veya menopozda olan kadınlarda sistit oluşmasına neden olabilirler.
-
Öpüşme
Cinsel içerikli yakın öpüşme iki bireyin ağız floralarının değişimiyle sonuçlanır. Ağız içinde herhangi enfeksiyon yapıcı bir etken olmayan bireylerde öpüşmeye bağlı sorun oluşmaz. Ancak ağız salgılarında bulunabilen virüs ve bakteriler öpüşmeyle bulaşabilirler. -
Ön Sevişme
Ön sevişme bedensel temasın yakınlaştığı, cilt bakterilerinin değiştirildiği bir durumdur. Enfeksiyona yol açması beklenmez. Ancak aktif genital siğiller gibi virüs yoğunluğunun fazla olduğu durumlarda virüslerin karşı tarafa geçmesi söz konusu olabilir.
-
Oral Seks
Oral seks iki ayrı floranın (ağız ve genital floranın) karşılaştığı bir ilişki şeklidir. Farklı floralar olduğundan enfeksiyon sorunu oluşabilir.
-
Anal Seks
Anal seks tümüyle ayrı iki floranın (penis ve kalınbağırsak) karşılaştığı bir ilişki şeklidir. Erkeğin genital bölgesinin savunma sistemlerinin oldukça gelişmiş olması nedeniyle erkekte ender durumlarda enfeksiyon oluşurken, kadında oluşan sıyrıklardan erkeğin genital patojenleri geçebilir. Yine anal sekste hatalı yapılan bir uygulama anal seks sonrası vajinal seksle devam edilmesidir, bu durum kadınlarda ciddi enfeksiyonlara neden olabilir.
-
Homoseksüel ilişki
Anal seks için söylenenlerin aynısı burada da geçerlidir






