HUZURLU YAŞAYABİLMEK İÇİN ÖNERİLER
'
Ufak
şeyleri dert etmeyin.Kusursuz olamayacağınızı kabullenin.
Rahat ve ılımlı
insanların çok başarılı olamayacakları düşüncesini bir yana bırakın.
Olumlu
ve olumsuz düşünce kartopunun çığ gibi büyüme etkisini göz önüne alın.
Sevgi
kapasitenizi geliştirin.
Unutmayın: Öldüğünüz zaman yapılacak işler listeniz
hâlâ dolu olacaktır.
Kimsenin sözünü kesmeyin, cümlesini siz bitirmeyin.
Birisine
bir iyilik yapın ve kimseye bundan bahsetmeyin.
Bırakın ilgiyi başkaları toplasın.
İçinde
bulunduğunuz ânı yaşamayı öğrenin.
Sizden başka herkesin
bilgili olduğunu düşünün.
Sabır geliştirme egzersizleri yapın.
Sevgi elini
önce siz uzatın.
Kendinize sorun: Bir yıl sonra bunun bir önemi olacak mı?
Gerçeği
kabul edin: Hayat âdil değildir.
Arada sırada canınızın sıkılması yararlıdır:
Bırakın canınız sıkılsın.
Strese dayanma gücünüzü azaltın.
Haftada bir kez
yürekten gelen bir mektup yazın.
Şunu sıkça tekrar edin: Hayat ‘acil bir durum’
değildir.
Her gün bir dakikanızı, minnettar olduğunuz birini düşünmek için
harcayın.
Her gün kendinize biraz sessiz zaman ayırın.
Tanımadığınız insanların
gözlerine bakın ve gülümseyerek merhaba deyin.
Yaşamınızdaki
insanları minik çocuklar ve yüz yaşında ihtiyarlar olarak düşünün.
Önce karşınızdaki
kişiyi anlamayı hedefleyin.
Daha iyi bir dinleyici olun.
Eleştirme isteğinizi
bastırın.
Unutmayın: İnsanı edindiği huylar oluşturur.
Bilmemenin verdiği
rahatlığı duyun.
İpin ucunu biraz bırakın.
Bir bitki yetiştirin.
Yoga
(ya da jimnastiğe) başlayın.
Erken kalkmaya alışın.
En inatla savunduğunuz
beş iddianızı sıralayın ve bu konularda yumuşamaya çalışın.
Konuşmadan önce
derin bir soluk alın.
Suçluluğu değil masumiyeti görmeye çalışın.
Kendi
görüşlerinizden tamamen farklı makale ve kitaplar okuyun ve bir şeyler öğrenmeye
çalışın.
Zihninizi sessizleştirin.
Birisi size topu atarsa, bunu tutmak
zorunda değilsiniz.
Öfkeniz kabarmaya başladığı zaman ona kadar sayın.
Bugününüzü
son gününüzmüş gibi yaşayın. Öyle olabilir.
İç dünyanız için zaman ayırın.
Olağan
şeylerdeki olağanüstülüğü arayın.
Hayatı olduğu gibi kabul edin.
Yüreğinizin
sezgisine güvenin.
Bırakın çoğu zaman başkaları haklı olsun.
Kendi cenazenize
katıldığınızı farz edin.
Önce karşınızdaki kişiyi anlamayı hedefleyin.
Ruh
durumunuzu dikkate alın: Moralinizin bozuk olduğu zamanlar sizi yanıltmasın.
Hayat
bir sınavdır. Altı üstü bir sınav.
Herkesin onayını alamayacağınızı unutmayın.
Övgü ve yergi aynı şeydir.
Rasgele iyilikler yapın.
Bir davranışın ardındakini
görmeye çalışın.
Gönlü bol olmayı haklı olmaya yeğleyin.
Bugün üç kişiye
onları ne çok sevdiğinizi söyleyin.
Herkesin farklı olabileceği gerçeğini anlayın
ve saygı gösterin.
Kendinize bir kamusal yardım konusu seçin.
Sınırlarınızı
öne sürmeyin, yoksa sınırlı olursunuz.
Gördüğünüz her şeyde tanrının parmak
izi vardır.
Başkalarının fikirlerinde biraz olsun doğruluk payı arayın.
Bardağın
(ve başka her şeyin de) kırılmış olduğunu varsayın: Her şeyin bir başlangıcı ve
bir sonu vardır.
Bu ifadeyi iyi anlayın: Nereye giderseniz siz oradasınız.
Kendinizi
iyi hissettiğiniz zaman şükredin, kötü hissettiğiniz zaman ılımlı olun.
Postayla
evlat edinin. Bir vakıf yoluyla bir çocuğa yardım edin
Aynı anda birkaç şey
yapmaya kalkmayın.
Fırtınanın Gözünde (karmaşanın ortasındaki sükûnet noktasında)
bulunmaya çalışın.
Sahip olmak istediğiniz şeyleri değil, elde etmiş olduklarınızı
düşünün.
Dostlarınızdan ve ailenizden bir şeyler öğrenmeye açık olun.
Bulunduğunuz
konumdan mutlu olmaya bakın.
Hizmet vermeyi yaşamınızın değişmez bir parçası
haline getirin.
Başkalarını suçlamayı bırakın.
Yardım etmeye çalışırken
önceliğinizi küçük şeylere verin.
Unutmayın: Bundan yüz yıl sonra dünyada bambaşka
insanlar olacak.
Sorunlarınıza olan bakışınızı değiştirin.
Bir tartışmaya
girecek olursanız, kendi görüşünüzü savunmadan önce karşı tarafın savını anlamaya
çalışın.
"Anlamlı başarı"nın tanımını bir kez daha yapın.
Duygularınıza
kulak verin; size bir şey söylemeye çalışıyorlar.
Yaşamınızı sevgiyle doldurun.
Kendi
düşüncelerinizin gücünü bilin.
"Daha fazlası daha iyidir" diye düşünmekten
vazgeçin.







