Motivasyon eksikliği
'
Peki, o halde ne yapmalı? Herkesin şikayet ettiği motivasyon sorunu nasıl çözülür? Öncelikle sorunun kaynağına inmek gerekir. Yani sorunu kimler yaşıyor? Tabii ki çocuklarımız. O zaman çocuklarımız yani öğrenciler ne yapmalı ki büyük bir istekle çalışmaya başlasınlar. Şimdi de bu soruya cevap verelim.
Motivasyonu, bir işi yapmak için bireyin içinde duyduğu güçlü bir istek olarak tanımlıyoruz. Yani istek ne kadar güçlü ise o kadar motive olunmuş demektir. Örneğin, “sinemaya gitmek” için güçlü bir isteğiniz varsa mutlaka uygun bir zaman aralığı bulup gidersiniz. Aslında hayatımızdaki bütün işler için de durum böyle değil midir? Yani birinci adım, “istemek”tir. Bir Fransız atasözü: “Bir atı suya (ben terbiyesizim)ürebilirsiniz; ama ona zorla su içiremezsiniz.” der. Biz de ise bunun karşılığı “Zorla güzellik olmaz.”
İkinci adım ise, uzak ve yakın hedeflerin ne olduğunu belirlemektir. Şu da unutulmamalı ki uzak hedeflere ulaşmak, yakın hedeflerin gerçekleşmesine bağlıdır. Yani ders çalışmak, diploma almak, başarılı olmak, kariyer yapmak gibi bir sıralama çıkıyor karşımıza. Bu denklemde yakın hedef ders çalışmak, uzak hedef ise kariyer yapmak veya başarılı olmaktır.
Üçüncü adım, “başlamak”tır. En büyük sorunlardan birisidir ders çalışmaya başlamak. Çeşitli etkenler, çoğu zaman engel olur bize. Bazen televizyon, bazen bilgisayar veya internet, bazen arkadaşlarımız ve dostlarımızdır. Aslında asıl engel biziz; engel, kendimizi çalışmaya ve başarılı olmaya ikna edememiş olmamızdır. Uzak hedefimize yeterince kilitlenmeyişimiz ve bunun sonucunda da yakın hedefimize asılmayışımızdır.







