Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
Image Hosted by ImageShack.us

(¯`·.¸(¯`·.¸HerSeyBurda.·´¯)¸.·´¯) : Filmler,Mp3ler,Komik Yazilar,Oyunlar,Bilgiler,Din,Oku Bilgilen,Cinsellik,Eğitim,Yaşam,Sanat,Psikoloji,İndir,

Her Şey Bu Sitede... Her Şey Dedik !!

Nasıl “İyi Endüstri Mühendisi” Olunur? Endüstri mühendisi olmak

'

Yazının iddialı başlığı sizi yanıltmasın, iyi bir mühendis olmanın koşullarını sıralamak gibi boş bir işe kalkışmıyorum. İyi mühendisin tanımında bile anlaşama beklemek doğru olmaz. Ben konunun sadece bir boyutunu kendi görüşüm doğrultusunda irdelemek istiyorum. Endüstri Mühendisliği Mezunları listesinde zaman zaman endüstri mühendisliği mesleğine yönelik yorumlar okuyoruz. Gerçekten de endüstri mühendisliği mesleğini nasıl anlamalıyız? Endüstri mühendisi ne iş görür, ne zaman başarılı sayılır? Her mesleğin kendi kimliğine yönelmiş sorgulamaları vardır mutlaka. Endüstri mühendisliğini sorgulamanın, bir başka mühendisin kendi mesleğini sorgulamasına kıyasla daha vazgeçilmez olduğunu söyleyebilir miyiz, bilmiyorum. Ama bu sorgulama akademisyenlerin gündeminden kolay kolay düşmez. Eğer endüstri mühendisliği veya yöneylem araştırmasının hak ettiği yerde olmadığı ileri sürülür, ya da bu meslekte başarı ölçütlerinin ne olduğu araştırılırsa sorgulamanın iyice derinleştirilmesi gerekecektir.

Ben bu yazıda iyi bir endüstri mühendisinin, teknoloji karşısında takınması gerektiğini düşündüğüm tavrı tartışacağım. Endüstri mühendislerinin işlevinin ne olduğu ve bu işlevi “kompetanca” icra etmek için gereken diğer hususlara doğrudan değinmeyeceğim. Ayrıca yazının belirtilen sınırlamalar içinde dahi bütün operasyonel sorun ve ayrıntıları ele alacağını da söylemiyorum. Amacım zaten o değil ve sadece kavramsal bir bakış sunmak istiyorum. Kavramsal bakışları küçümsememek lazım; zor sorulara kolay cevaplar vererek bir yere gidilemeyeceğini biliyoruz. Bu sınırlı gibi gözüken kapsam aslında beklendiğinden daha geniş bir tartışma platformuna yol açıyor; o nedenle yazıya vereceğiniz tepki ve katkılarınız akademik programlarımız için yararlı olacaktır.

Başlamadan önce zorluk arz eden bir hususa değinmek isterim. Bildiğiniz gibi endüstri mühendisleri çok geniş bir yelpazeye yayılmış alanlarda çalışıyorlar ve yelpaze sanırım gitgide genişliyor. Bu geniş alanda yaptığımız bütün önerileri endüstri mühendisliğine mal etmeye kalkarsak ortaya tuhaf bir durum çıkıyor; ilgili sorunlar sanki sadece endüstri mühendisliğinin meşruiyet alanındaymış gibi oluyor. Oysa o sorunlar hep var ve sadece bir disiplinin konusu da değiller. Endüstri mühendisliğine, örneğin yöneylem araştırmasının sahip olduğu gibi daha geniş bir çerçeve yakıştırmak da - fiiliyatta mümkün olsa da - tarihi nedenlerden dolayı çok kolay olmadığından, ben bu yazıda endüstri mühendisliği yerine kimi zaman yöneylem araştırması, kimi zaman da daha ileri giderek sadece sorgulama demeyi uygun gördüm. Yani mesleğimiz, mühendisliğin nispeten tanımlı olan ve bizimkinden bütünüyle farklı mahiyetteki dar alanının çoktan dışına çıkmış durumdadır. - Aslında bu da ilginç bir konu ve belki başka bir zaman gerektiği gibi ele alınabilir - .

Son bir uyarı: Bu ister istemez uzun bir yazı, ve bana söylendiğine göre, hızlı okunursa ne dediğim anlaşılmıyormuş. Oysa yazılanların çoğu aslında bilinen şeyler, ben ana fikrin ortaya çıkması için gerekli mülahazaları bir araya getirmek istedim. Sabredip zaman ayırarak okuyacağınızı umuyorum.

Teori ve pratik ne demektir; bunlar arasındaki ilişki nedir?

Teori ve pratik ilişkisini doğru anlamak, sorgulama eyleminde yanılgılardan sakınmak ve mesleğimizi doğru biçimde icra etmek için bence birinci şart.

Teori ve pratiğin ilk kapsamlı tanımlamasına sanırım Aristo’nun yazılarında rastlanmış. Aristo, öğretmeni Eflatun’dan farklı olarak, dünyayı açıklayabilmek için kavramlardan değil, tecrübe sonucunda algılanan olgulardan, yani gerçeklerden hareket edilmesi gerektiğini savundu. Aristo’ya göre evrensel genellemelere ancak tümevarım ile, yani bilimce bugün de kabul edilen yöntemle ulaşılabilirdi. Aristo dünyayı açıklamak ve anlamak istiyordu; ona göre felsefe, bilimden farklı bir sorgulama anlamına da gelmiyordu.

Yanılmıyorsam Aristo bilgiyi önce iki bölüme ayırıyor: theoria, kuramsal yani bilimsel bilgi anlamına geliyor; poiesis ise üretim bilgisi; ki buna teknoloji de diyebiliriz. Aristo, bilim ve teknoloji alanı dışında, praxis dediği bir üçüncü epistemik alan daha tanımlıyor. Bu, bilim dışı bir alan; ahlak, adalet, erdem ve politika gibi normatif, yani değerlerle yüklü kavramlar ve bunların yarattığı problematikle - çetrefil tercihlerle - ilgili. Aristo’ya göre sorgulama eylemi başlıca bu üç alanda cereyan ediyordu. Bu ayrımın günümüzde de geçerli olduğu ileri sürülebilir.

Yunanlılara göre bilim ve teknolojinin amacı doğayı açıklamak ve bunun için de bugünkü anlayıştan farklı olarak, evrenin amacını anlayabilmekti. Yani Yunan bilimine teleolojik görüş hakim oldu; bir fenomeni anlayabilmek için onun hizmet ettiği amaçların araştırılması gerektiği düşünülüyordu. Tecne bilgisi yani teknoloji ise, doğal yapıyı bozmadan, doğanın sunduğu olanaklardan üretim için yararlanmayı öngörmekteydi. Teknoloji bir yönüyle, doğanın kendisine sakladığı oluşumların insanın da katılması ile ortaya çıkarılması anlamına geliyordu. İnsan iradesi doğanın davranışını doğa ile işbirliği içerisinde yönlendiriyor, bir yandan doğayı muhafaza ederken bir yandan da kendi ihtiyaçlarını karşılıyordu. Örneğin akan suyun gücünden yararlanarak değirmen taşını çevirmek ve hamur tecne’sinde hamur yuğurmak gibi. Teknolojinin doğaya aykırı sonuçlar doğurması olasılığı neredeyse 2000 yıl gündeme gelmedi. Modernite dönemine, daha doğrusu endüstri devrimine kadar, doğal yapı ve dengeleri bozarak kayda değer ölçekte deforme edecek teknolojik kapasite zaten mevcut değildi. Öyle olunca moderniteden önce bilim ve teknolojiyi tefrik etmek de pek gerekli olmadı anlaşılan.

Aristo’nun tanımladığı üçüncü sorgulama alanı; Yunan kentlerinde adil ve iyi bir yaşamın nasıl olması gerektiğini; yani ahlak, adalet ve politika gibi genelde normatif sorunları ve bu sorunlarla ilgili kurumları konu ediniyordu. Yunanlıların pratikten anladıkları buydu. Günümüzde, pratikten anlaşılan tam olarak bu olmayabilir; bilimsel çerçevede pratikten söz edildiğinde aklımıza belki de uygulamalı bilimler ve teknoloji geliyor. Yani bugün epistemolojik çerçeve içinde teori ve pratik ayrımından söz ederken bilim ve teknoloji ayrımını kastedebiliyoruz. Oysa eski Yunanlılardan modernitenin başlangıcına kadar geçen süre zarfında bilim, bugün olduğu gibi teoriyle tanımlanıyordu ama teknoloji de özellikleri itibarıyla bilimsel uğraşın bir uzantısı olarak kabul edilebilirdi. Yunanlıların anladığı şekliyle pratik ise bu ikiliden apayrı bir şeydi. Pratik kavramında sonradan ortaya çıkan anlam kayması, daha doğrusu anlam genişlemesinin önemli nedenleri var. Buna birazdan değineceğiz.

ss

oyun film indir yukle filmler yukleme yükle hersey burda full ,özgürmuzik indir,bedava müzik indir,mp3 yükle,download,müzk,mp3 albüm bilgisayar program filmler divx mp4 mp3 cd dvd indir haberler blog rap müzik rock pop arabesk akman download filmleri indirmeden indirmeden yükle/N92, N93, N73, N80,

Image Hosted by ImageShack.us
toplistçiçekçi
Genç Toplist | Pr:4 Toplist | Site Ekle |  Toplist | Link Ekle | Hit Kazandıran Toplist Web Stats Pagerank UnderGround Rapler Arabesk Rapler Full Albüm Beat Şarkı Sözleri Break Dance Graffiti