Neden sancılı adet görülür?
Sancılı
adet görme aslında normal adet görme mekanizmasının önemli bir parçası
olan uterus kasılmalarının kadın tarafından ağrı şeklinde
hissedilmesidir. Bu uterus kasılmalarının amacı uterus iç tabakasının
atılarak yenilenmesi esnasında oluşan kanama miktarını en az seviyede
tutmaktır. Bu kasılmalar esnasında uterusta bölgesel olarak
prostaglandin adı verilen bazı maddeler salgılanır. Ağrıya yolaçan
olayın bu prostaglandinlerin ya aşırı miktarda salgılanması ya da
kadında prostaglandinlere ağrı şeklinde bir aşırı duyarlılık cevabı
oluşması olduğu kabul edilmektedir. Prostaglandin salgısı yumurtlama
sonrasında oluşan bir olay olduğundan tipik olarak adet görmeden kısa
süre önce başlayan ve adet bittikten sonra tümüyle kaybolan adet
sancısı yumurtlama olduğunun güvenilir belirtilerinden biridir.
Sancılı adet görmenin nadir görülen nedenleri arasında serviks
(rahimağzı) girişinin kürtaj, enfeksiyon gibi nedenlere bağlı olarak
daralmış olması ve buna bağlı olarak adet kanının “zorlukla atılması”
ve spiral kullanımı gibi nedenler yeralır.
Ne gibi belirtiler oluşur?
Adet
sancısı genellikle adet görmeden önceki ilk 24 saat içinde başlar, adet
görmekle beraber şiddeti kısa süreli olarak artar ve adet döneminin
bitmesine kadar giderek hafifler.
Bulantı-kusma, halsizlik, ishal, kramplara ek olarak şiddetli belağrısı
ve başağrısı sancıyla beraber sık görülen diğer belirtilerdir. Ağrının
çok şiddetli olduğu durumlarda bayılma bile ortaya çıkabilir.
Ne zaman jinekolojik değerlendirme gerekir?
Adet sancıları ağrı kesicilerle kontrol altına alınabiliyorsa ve başka
bir jinekolojik belirti yoksa jinekolojik muayene gerekli degildir.
Ancak adet sancıları çok şiddetli olup genel iyilik halini etkilemeye
başlamışsa ve/veya iş kaybına neden oluyorsa mutlaka jinekolojik
değerlendirme yapılmalı etkili bir tedavi uygulanmalıdır.
Jinekolojik değerlendirmenin çok önemli bir amacı vardır. Endometriozis
(rahim iç tabakasının normaldışı bölgelerde bulunması), kronik
enfeksiyon, yapışıklıklar, yumurtalık kistleri, uterus miyomları ve
diğer bazı jinekolojik hastalıklar kendilerine özgü belirtiler dışında
aynen adet sancısı gibi belirtiler de verebilirler. Yapılan jinekolojik
muayene bu durumların varlığını ortaya çıkarır ve böyle durumlarda
tedavi tamamen farklı olur.
Nasıl tedavi edilir?
Eğer jinekolojik muayenede adet sancısını taklit edecek bir durum
sözkonusuysa (endometriozis, yumurtalık kisti, miyom, spiral,
enfeksiyon gibi) öncelikle saptanan hastalık tedavi edilmelidir.
Yetersiz değerlendirme sonucu yapılan tedavinin başarılı olma şansı
düşüktür.
Jinekolojik muayenede hiç bir jinekolojik patoloji saptanmadığında ilk
basamak tedavi ağrı kesicilerdir. Kullanılacak ağrı kesiciler
“nonsteroid anti inflamatuar analjezikler” adı altında gruplandırılan
ve ağrı kesme dışında iltihap giderici özellikleri de buılunan ağrı
kesiciler olmalıdır. Bu ilaçlar ağrıyı kesmeleri dışında prostaglandin
üretimini de azaltarak çift yönlü tedavi yaparlar. Adet başlamadan 24
saat öncesinde doktor önerisine göre değişen dozlarda tercihan
naproksen sodyum içeren ilaçlar kullanılır ve sancı devam ettiği sürece
ilaçlar alınmaya devam edilir.
Ağrı kesici ilaçlara yanıt alınamayan durumlarda ikinci basamak tedavi
doğum kontrol haplarıdır. Dismenore ile yumurtlama arasında yakın bir
ilişki sözkonusu olduğundan yumurtlamanın doğum kontrol haplarıyla
ortadan kaldırılması ağrıları çoğu durumda etkili bir şekilde kontrol
altına alır.
İkinci basamak tedaviden de fayda görmeyen kadınlarda ileri inceleme
gerekir. Bu amaçla gerekli ön hazırlığı takiben laparoskopi adı verilen
yöntemle karın boşluğu incelenir. Bu incelemede genellikle saptanan
patoloji endometriozistir ve tedavisi daha farklıdır.
Olayın psikolojik kompoonentinin varlığından şüphelenildiği durumlarda
doktor önerisine göre psikiyatri konsultasyonu gerekebilir.
Yoga, transandantal meditasyon, biofeedback, gevşeme gezersizi gibi
yöntemler de usulüne uygun olarak uygulandıklarında faydalı olabilir.