Seks mi aşk mı? (okuyun, bayanlar için)
Kendinize bir sorun bakalım: Seks ve
sevgi birbirinden ayrı düşünülebilir mi? Aslında düşünülebilir.
Filmlerde ve romanlarda bu tür örneklerle sıkça karşılaşmıyor muyuz?
Gerçek hayatta da durum pek farklı değil. Ancak, kadın için
seks “sevişmek” anlamında çoğu zaman. Çünkü o, duygularını, yüreğini
sunuyor erkeğine. Öte yandan, erkeklerin büyük bir bölümü için
“sevişmek”le “seks” eş anlamda değil. Ya da öyle ama biz kadınlara bunu
anlatmayı beceremiyorlar! Onların duygu ve düşüncelerini ifade etme
konusundaki basiretsizliğini biliyoruz zaten, hanımlar! Peki, nereye
gitti o eski adam?
Peki ya, “Bu adam her anlamda benimle birlikte, ama ya sevgisi?” dediğiniz de oluyor, kabul edelim şimdi!
“Cicim dönemi” pek kısa
İşte o tadına doyum olmayan dönemden söz ediyoruz.
Nasıl da gözünüzün içine bakardı; el üstünde tutardı sizi,
değil mi? Seksin ardından sırtını dönerek gaz çıkartarak horlamaya
başlamaz, size sımsıkı sarılır ve bıkıp usanmadan “seni seviyorum”
derdi. Şimdiki manzara ise pek iç açıcı değil cinsel birlikteliğin
ardından - tabii kısa süreli ve ön sevişmenin beş dakika ile sınırlı
kaldığı bir birleşme - tek söz etmeksizin derin bir uykuya dalıyor.
Ertesi sabah da, tabii ki tepsiyle size kahvaltınızı getirmiyor ya da
sizi öperek uyandırmıyor. Artık şöyle cümleler kuruyor:
“Beyaz
gömleğimi ütüledin mi?”, “Bugün dünya kadar işim var”, “Bu akşam ne
yemek yapacaksın?”… Peki, nereye gitti o eski adam? İlişkilerde de aynı
şarkı söyleniyor.
Evliliklerde vaziyet bundan ibaret. Ya
ilişkiler? Eh, onlarda da durum pek farklı sayılmaz: Kadın zamanla
erkeğin ya bir “erkek arkadaşı”, ya “annesi”, ya da alıştığı “herhangi
bir şey” haline geliyor. Erkek bir gün “Ben özgür ilişkiden yanayım,
ikimiz de kendi hayatımızı yaşayalım” diyebiliyor. Tabii bunun Türkçesi
“Evet güzelim, romantik yatak odası günleri geride kaldı. Sen de buna
alışsan iyi olur”.
Sonuç itibariyle, erkek milleti için seks -
tatmin edici olmak kaydıyla - oldukça önemli. Ve bunun yanında ille de
sevgi olması gerekmiyor. Ama bu ilginç tür, sevmediği halde kadın
tarafından yine de sevilmeyi bekliyor, siz ne derseniz deyin!
Suçlusu hormonlar
İşin
kara mizah yönünü yeterince irdeledik, isterseniz bilimsel boyutuna da
kısaca göz atalım. Nedenlerden birini cinsellik hormonu oluşturuyor.
Yapılan araştırmalar, cinsellik hormonlarının erkeklerde kadınlara
oranla çok daha güçlü olduğunu ortaya koyuyor. Bu yüzden seks,
erkeklerin bedeninde ve düşüncelerinde önemli bir rol oynuyor. Erkekler
cinsel istekleri olmadığı zaman çocuk sahibi olmak istemiyorlar. Buna
karşılık bir kadın sadece çocuk sahibi olabilmek için zevk almasa bile
sevişebiliyor. Erkeklerin cinsellik hormonlarının yüksek dozda olması
beraberinde önemli bir sorunu getiriyor: Sekse bağımlı olmak. Yapılan
bir araştırmada 20 - 40 yaşları arasındaki yüz kadın ve erkek birkaç
haftalık seks perhizine alınmış. Kadınlar ve erkekler her gün ayrı ayrı
teste tabii tutulmuş. Kadın grubu matematik - konsantrasyon
alıştırmalarına ve mantık testlerine her zaman aynı başarıda yanıt
vermiş.
Toplumun etkisi büyük
Tabii erkeklerin seks
ile sevgiyi ayırmalarından sadece hormonlar sorumlu değil. Toplumun
yetiştirme tarzı da erkeklerin sekse olan düşkünlüklerinde önemli bir
etkeni oluşturuyor. Ülkemizde kadınlar ilişkilerini genellikle saklama
gereği duyarken, erkeklerin partneri yanındayken bile bir başka kadına
bakması normal karşılanıyor. Tabii bunlar erkeklerin yetiştirilme
tarzından kaynaklanıyor. Entelektüeller ise sekse farklı yönden
bakabiliyor. Onlar genelde duygusal yakınlık hissetmedikleri bir
bayanla cinsellik yaşamayı tercih etmiyor.
Cinsel uyarımları farklı
Kadın
ve erkeğin cinselliğe farklı yaklaşımda bulunmasının nedeni, erkek ve
kadının cinsel uyarılmalarındaki farklılıklar. Erkekler görsel ya da
refleks uyarılarıyla cinsel istek duyabiliyor. Dolayısıyla sevişmek
için duyguya gereksinimleri yok. Buna karşılık kadında uyarılma önce
beyinde başlıyor. Ancak, kadının uyarılması çok daha güç gerçekleşiyor.
Cinsel uyarılar dönemi bittikten sonra her iki cinsiyette de oto
kontrol kalkıyor.
Uzmanlar, “her iki cins” ibaresinden eminler
mi acaba? Kadın da artık cinselliğini düşünmeye başlıyor. Artık
günümüzde bazı kadınların cinsel yaşama olan bakışları ve beklentileri
de değişti. Ekonomik özgürlüğünü kazanan kadınlar evlilik yaşantısından
ziyade partneriyle belli bir dönem yaşamayı tercih ediyor. Duygusal
bağlantı olmadan da cinsel yaşantıyı tercih edebiliyorlar.
Annecim annecim, baksana!
Kadınlar
aşk ile sevgi arasında bir bağlantı görüyor, çünkü onlar aynı zamanda
bir anne yüreğine sahip. Cinsel bir organ olan göğüs, aynı zamanda
bebekleri de besliyor. Yani, yumuşak duygular ve uyarılma birbirinden
ayrılmıyor. Vajina ise cinsel bir organ olduğu gibi aynı zamanda
bebeğin yaşama merhaba dediği bir yol. Yani, kadında cinsel uyarılmayla
sevginin birbiriyle iç içe olduğu görülüyor. Bu nedenle kadın cinsel
ilişkide bulunurken partnerini aynı zamanda bebeğinin babası gibi
görüyor. Erkeğin ona kendini verdiğini tam hissetmesi için duygusallığa
ihtiyaç duyuyor. Ancak bir erkeğin buna ihtiyacı yok. Ve bu yüzden
erkek kendini özgür hissetmek için para karşılığı cinsel ilişkide bile
bulunabiliyor.
kaynak: bayanca.net







