Tevhid İnancı ve Allah Sevgisi
'
Kur’an-ı Kerim’de bu konu şöyle açıklanmıştır:
«Sizin Tanrınız, tek bir Tanrıdır. Ondan başka tanrı yoktur.» (3)
Evet Allah birdir, O’ndan başka tanrı yoktur. O, eşi, benzeri ve ortağı olmayan tek varlıktır. Doğmamış ve doğurmamıştır.
Gördüğümüz ve göremediğimiz bütün varlıkları yaratan, yoktan var eden Allah’tır. O, yaratıcı olarak da tek’dir. O’ndan başka yaratıcı yoktur. Allah, hiçbir kusur ve eksikliği bulunmayan, en üstün niteliklere sahip olan çok Yüce bir varlıktır. İbadet yalnız O’na yapılır. O’ndan başkasına ibadet edilmez. Tevhid (Allah’ın birliği) inancı ihlâs sûresinde şöyle açıklanmıştır:
«Deki o Allah birdir.
Allah Sameddir. (Kimseye muhtaç değildir, her şey O’na muhtaçtır.)
O, doğurmamış ve doğurulmamıştır.
Hiçbir şey O’na denk değildir.» (4)
Allah’ın birliği inancı, kalbleri aynı amaç etrafında birleştiren, müslümanlar arasında birlik ve beraberliği sağlayan önemli bir güçtür.
Allah Sevgisi
Allah, bize görmek için gözler, işitmek için kulaklar, konuşan dil,
çeşitli işler yapabilen eller ve yürüyen ayaklar vermiş; bizi akıl ve
zekâ ile donatarak, varlıklar arasında çok üstün bir durumda
yaratmıştır.
Sağlık ve mutluluk içinde yaşayabilmemiz için yeryüzünü çeşitli
nimetlerle donatmış, teneffüs ettiğimiz havadan içtiğimiz suya kadar
her türlü ihtiyacımız karşılanmıştır.
Yüce Allah şöyle buyuruyor:
“Allah’ın nimetini sayacak olsanız bitiremezsiniz.” (5)
İnsan, kendisine iyilik edenleri sever. Öyle ise, en çok sevmemiz
gereken varlık, Allah’tır. Çünkü O’nun bize olan iyilikleri
sayılamayacak kadar çoktur. Biz de Allah’ımızı çok sevmeliyiz. Sevgi,
sadece sözle olmaz. İnsan, sevdiğine saygı gösterir, sevdiğinin
hoşlanmayacağı bir şeyi yapmaz. Allah sevgisi, O’nun mübarek adını
saygı ile anmak, bize emrettiği ibadet görevlerini seve-seve yapmak ve
yasak ettiği şeylerden sakınmakla olur.
Böyle yaparsak, Allah da bizi sever ve dünyadaki nimetlerden çok daha fazlasını bize ahirette verir.
Bir insan için en büyük mutluluk, Allah’ın sevdiği kişilerden olmaktır.
Gerçek İman Sahibi Bir Genç…
Hazreti Ömer, halifeliği zamanında sütçülerin süte su katmasını
yasaklamış ve bu emrini her tarafa duyurmuştu. Şehrin asayişini kontrol
etmek için bir gece Medine’de dolaşırken yoruldu ve biraz dinlenmek
üzere bir evin duvarına yaslandı. Evin içinde anne ile kızı arasında
geçen şu konuşmayı duydu:
Anne:
– Haydi kızım: kalk da sütlere biraz su katıver.
Kız:
– Halifenin sütlere su katılmasını yasakladığını bilmiyor musun?
Anne:
– Evet biliyorum.
Kız:
– Öyle ise Halifenin yasakladığı işi nasıl yapabilirim?
Anne:
– Kalk da su koy şu sütlere, Ömer seni nereden görecek?
Kız:
– Ömer görmez ama Rabbim görür. Vallahi ben O’nun göreceği yerde yapmadığım bir işi görmediği yerde de yapmam.
Hazreti Ömer, bu konuşmaları dinledikten sonra evine döndü. İyi bir din
terbiyesi görmüş bu yüksek ahlâklı fakir kızı oğlu Âsım ile evlendirdi.
(6)
İşte Allah inancının insanın davranışlarındaki olumlu etkisi…







