Allah Teâlâ’nın yüce ve kâmil sıfatları vardır, bunlardan biri de
yaratma sıfatıdır. Bu sıfatın âtıl olması, hiç olmaması gibidir, faal
olması ise devamlı yaratmanın bulunmasını gerektirir. Allah yaratandır,
en güzel yapandır, mutlak iyilik, güzellik ve kemaldir. İşte bu
sıfatların eseri, tecellîsi (ilgili olduğu yerlerde eserlerinin
görülmesi) diğer varlıklar arasında insanın da yaratılması sonucunu
doğurmuştur. İnsan Allah’ın, birden fazla sıfatının tecelli ettiği,
eserinin görüldüğü bir varlıktır, yaratılmışların -bu bakımdan- en
kâmilidir. Yaratılış amacına uygun olarak varoluşunu gerçekleştirdiği
takdirde (yani Allah’ı bilme, O’na inanma ve O’nun rızasına uygun bir
hayat geçirme amacını gerçekleştirmesi durumunda) insan, dünya ve
ahirette mutlu olacak, Allah Teâlâ’nın nice sıfatlarının eseri onda
tecellî edecek, ilâhî güzelliklerin -deyim yerinde ise- kopyası,
yansıması onda gerçekleşecek, ölümden ve kıyametten sonra
gelecek/yaşanacak olan ebedî ahiret hayatında ise yine Yüce Mevlâ’nın
ebedîlik sıfatının insancası yaşanacaktır.