türkiye cumhuriyeti tarihi
Türkiye Cumhuriyeti tarihi
Türkiye Cumhuriyeti tarihi, Osmanlı İmparatorluğu’nun temelleri üzerine
Atatürk ve silah arkadaşları tarafından inşa edilmiş bir devlet olan
Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurtuluş Savaşı ile başlar.
Bu yeni rejim I. Dünya Savaşı sonrasında yenik düşen ve toprakları
paylaşılan Osmanlı Devleti’nin son ordusu ve milis kuvvetlerinden
oluşan Kuvayi Milliye denilen bir halk direnişinin Atatürk tarafından
organize edilerek işgalci devletlere karşı konularak kurulmuştur.
Türkiye Cumhuriyeti’nin temel nitelikleri, Lozan Antlaşması’nda da yer
almıştır. Buna göre, ülkesi ve ulusuyla bölünmez bir bütün oluşturan
Türkiye’de yaşayan ve Türk devletine vatandaşlık bağıyla bağlı olan
herkes eşit ve aynı haklara sahip Türk ulusunu oluşturmaktadır.
Saltanatın kaldırılmasının ve Lozan Antlaşması’nın ardından TBMM’de en
çok tartışılan konulardan biri olan yeni devletin niteliği sorunu
Mustafa Kemal Paşa’nın 28 Ekim gecesi İsmet İnönü’yle, devletin
niteliğinin cumhuriyet olduğunu saptayan bir yasa tasarısı hazırlaması
ile son buldu. 29 Ekim 1923 günü;
“
“Hakimiyet kayıtsız ve şartsız milletindir. İdare usulü halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına dayanır. Türkiye Devletinin hükümet şekli Cumhuriyettir”
”
Atatürk
esasına dayalı olarak Cumhuriyet ilan edildi ve yeni Türk Devleti’nin adı artık Türkiye Cumhuriyeti idi.[1]
Devletin kuruluşu
Kurtuluş savaşı]
Sivas Kongresi
Ana madde: Türk Kurtuluş Savaşı
I. Dünya Savaşı sonrasında İtilaf Devletleri’nce Osmanlı Devleti’ne
imzalatılan Sevr Antlaşması neredeyse devleti haritadan silmiş ve
egemenliğini ciddi biçimde sınırlayan hükümlere yer vermiştir.
İtilaf Devletleri Osmanlı Devleti ile hemen barış yapmaya
yanaşmıyorlardı. Hazırlayacakları barış şartlarını Osmanlı Hükümetine
kabul ettireceklerinden emindiler. Fakat mütarekeden sonra, aradan
geçen iki sene içinde, Kurtuluş Savaşı Millî Kurtuluş hareketi
başlamış, Ankara’da yeni bir Türk Hükümeti kurulmuştur. Bu hükümetin
yapmış olduğu savaşlar neticesinde Türk halkı istiklale kavuşmıştur.
Ayrıca bakınız: Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşu, Türkiye
Büyük Millet Meclisi, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanı, ve Saltanatın
Kaldırılması
TBMM’nin kurulması
Atatürk, İstanbul’un işgalinden üç gün sonra, ünlü 19 Mart 1920 tarihli
bildiriyi yayımladı. Bildiride, “Olağanüstü yetkiler taşıyan bir
Meclisin Ankara’da toplanacağı, Meclis’e katılacak üyelerin nasıl
seçilecekleri, seçimlerin en geç onbeş gün içinde yapılması gereği,
kesin ve kararlı ifadelerle yer alıyordu.
23 Nisan 1920 tarihinde, Parlamento geleneklerine göre, en yaşlı üye
olan Sinop Milletvekili Şerif Bey (1845), Başkanlık kürsüsüne çıktı ve
konuşma yaparak Meclis’in ilk toplantısını açtı.
Meclis “Misak-ı Millî”ye yemin ederek, Türk topraklarının parçalanmasına müsaade etmeyeceğini dünyaya ilân etti.
Cumhuriyetin İlanı
TBMM’de 30 Ekim 1922′de başlayan saltanatın kalkması hakkındaki
görüşmeler 1 Kasım 1922′de çıkarılan bir yasa ile son buldu ve Osmanlı
Hanedanı’nın Türk toplumu üzerindeki otoritesi yıkılarak monarşi
kaldırıldı.[2]
Saltanatın kaldırılması ile Osmanlı İmparatorluğu tasfiye ediliyor, Türkiye Cumhuriyeti’nin temelleri atılıyordu.
24 Temmuz 1923 tarihinde İsviçre’nin Lozan şehrinde, Türkiye Büyük
Millet Meclisi temsilcileriyle İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya,
Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Portekiz, Belçika, S.S.C.B,
Yugoslavya temsilcileri tarafından, Lozan Üniversitesi salonunda
imzalanan Lozan Antlaşması barış antlaşması ile Atatürk önderliğinde
Millî Mücadele’ye başlayan savaş meydanlarında büyük zaferler kazanan
Türk ulusu siyasi ve hukuki olarak varlığını tescil ettirmiştir.
Lozan barış görüşmeleri 8 ay sürmüş ve Türk tarafının kayıtsız şartsız
bağımsızlık talebi nedeniyle çetin geçmiştir. Görüşmelerde Türkiye’yi
temsil eden İsmet Paşa başkanlığındaki heyetin bu başarıdaki rolü
büyüktür.
Tek partili Dönem ]
Ana madde: Türkiye Cumhuriyeti’nin Tek Partili Dönemi
Atatürk, 24 Nisan 1920 ve 13 Ağustos 1923 tarihlerinde TBMM
Başkanlığına seçildi. Bu başkanlık görevi, devlet-hükümet başkanlığı
düzeyindeydi. 29 Ekim 1923 yılında Cumhuriyet ilan edildi ve Atatürk
ilk cumhurbaşkanı seçildi. Anayasa gereğince dört yılda bir
cumhurbaşkanlığı seçimleri yenilendi. 1927, 1931, 1935 yıllarında TBMM
Atatürk’ü yeniden cumhurbaşkanlığına seçti.
9 Eylül 1923`te Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulmuş olan
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk siyasi
partisidir.
Başlangıçta adı Halk Fırkası olan parti 1924 yılındaki kurultayda adını
Cumhuriyet Halk Fırkası olarak değiştirdi. 1927yılında Cumhuriyetçilik,
Halkçılık, Milliyetçilik, ve Laiklik-1937 ilkelerini tüzüğüne ekledi.
1935 yılındaki kurultayda daha önceki dört ilkeye Devletçilik ve
Devrimcilik ilkeleri de eklenerek ilkeler altıya çıkarıldı ve partinin
adı Cumhuriyet Halk Partisi oldu.
Atatürk sık sık yurt gezilerine çıkarak devlet çalışmalarını yerinde
denetledi. İlgililere aksayan yönlerle ilgili talimatlar verdi. Yurt
dışına hiçbir resmî ziyaret için çıkmamakla birlikte, Cumhurbaşkanı
sıfatıyla Türkiye’yi ziyaret eden yabancı ülke devlet başkanlarını,
başbakanlarını, bakanlarını ve komutanlarını ağırladı.
Atatürk Devrimleri
Başöğretmen Atatürk
Ana madde: Atatürk Devrimleri
Atatürk Devrimleri veya diğer adıyla Atatürk İnkılapları, Türkiye
Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı olan Mustafa Kemal
Atatürk tarafından öncülük edilen, günümüzde Atatürk İlkeleri olarak
bilinen ilkeler doğrultusunda, 1922 ve 1938 yılları arasında hayata
geçirilen bir dizi yasal değişikliktir. Bu devrimlerin amacı, Atatürk
tarafından; “Türkiye’yi gelişmiş devletler seviyesine çıkartmak” olarak
beyan edilmiştir.
Atatürk Devrimleri 5 ana kategoride gruplanabilir
Siyasal alandaki inkılaplar
Toplumsal alandaki inkılaplar
Hukuk alanındaki inkılaplar
Eğitim ve kültür alanındaki devrimler
Ekonomi alanındaki devrimler
Atatürk Devrimleri’nin esas amacı, Osmanlı’nın son dönemlerinde ilmen
geri kalmış Türk toplumunu, çağdaş ve modern bir ulus hâline
getirmektir.
Atatürk’e göre bu devrimlerin amacı; Türk Milletinin son asırlarda geri
kalmasına neden olan bütün kurumları kaldırarak yerine milletin
karakterine, şartlara ve çağın gereklerine uygun ve ilerlemeyi
sağlayacak yeni kurumlar kurmaktır.
Millî Şef Dönemi
İsmet İnönü Atatürk’ün ölümü üzerine 11 Kasım 1938′de
cumhurbaşkanlığına seçildi. Cumhurbaşkanlığının yanı sıra CHP genel
başkanlığına da getirildiğinden yönetim üzerinde geniş otorite sahibi
oldu. CHP’nin 26 Aralık 1938′de toplanan I. Olağanüstü Kurultay’ında
partinin “değişmez genel başkan”ı seçildi. Ayrıca kendisine Millî Şef
sıfatı verildi.
Cumhurbaşkanı seçilmesinden hemen sonra başlayan II. Dünya Savaşı
(1939-1945) döneminde İnönü ülkeyi savaştan uzak tutmaya çalıştı. Savaş
yıllarındaki ekonomik ve toplumsal sıkıntılar ise, dönemin unutulmayan
mirası olarak kaldı. Gene bu dönemde Hasan Ali Yücel’in öncülüğündeki
Köy Enstitüleri kuruldu ve geliştirildi.







