Teknolojinin Neden Olduğu Hastalıklar :
Son 30 yılda başta ABD ve Avrupa olmak üzere tüm dünyada bu alanda
yüzlerce araştırma yapıldı; hâlâ da yapılıyor. Kimi araştırmalarda
dikkat çekici sonuçlara ulaşıldı. Örneğin;1994′te ABD ve Finlandiya’da
yapılan araştırmalar, elektromanyetik alanların çok sık etkisinde kalan
işçilerde alzheimer hastalığının normal insanlara göre erkeklerde 4,9
kat ve kadınlarda 3,4 kat daha çok görüldüğünü ortaya koydu.1998′te
gerçekleştirilen bir başka araştırmada da radyo operatörleri,
endüstriyel donanım işçileri, veri işleme aygıtı tamircileri, telefon
hattı işçileri, elektrik santralları ve trafo merkezlerinde çalışan
işçilerle film makinistlerinde alzheimer, parkinson gibi hastalıklarla
beraber başka birtakım nörolojik bozuklukların daha çok görüldüğü
ortaya çıktı.1979′da ABD’de yapılan bir epidemiyolojik (tıbbın, insan
topluluklarında hstalıkların dağılımını ve bu dağılıma yol açan
etkenleri araştıran bir dalı) araştırma, enerji iletim hatlarına 40
m.’den daha yakın yaşayan çocukların, normal çocuklara göre 2-3 kat
daha fazla kansere yakalandığını ortaya koymuştu.1988′de ve 1991′de
yine ABD’de, 1992 ‘de İsveç ve Meksika’da ve 1993 ‘de Danimarka’da
yapılan araştırmalarsa çocuklarda görülen kanserlerle ve özellikle de
lösemiyle iletim hatlarına yakın yaşama arasında bir ilişki olduğunu
ortaya koydu.Finlandiya’da yapılan bir başka araştırma erkek çocukların
merkezi sinir sisteminde oluşan tümörlerle iletim hatları arasında ki
ilişkiyi saptadı.1994′te Kanada’daki 2 ve Fransa’daki 1 elektrik
şirketinin çalışanlarını kapsıyordu. Toplam 223.000 kişi üzerinde
gerçekleştirilen bu istatiksel çalışmada 4000 kanser hastası saptandı.
Bu çaılşmada yüksek elektromanyetik alanların etkisinde kalanlarda
lösemi 2-3 kat fazla görülürken, beyin tümörü 10 kat daha fazla
görülüyordu. Tüm bu bulgulara karşın lösemiyle elektromanyetik alanlar
arasında kuşkuya yer bırakmayacak biçimde bir ilşki olduğu
kanıtlanamadı.Geçen yıl ABD Ulusal Çevresel Sağlık Bilimleri
Enstitüsü’nün 6 yıldır süren ve 60 milyon dolara malolan araştırması
sonuçlandı. Enstitü, araştırma sonuçlarını bir rapor biçiminde ABD
Kongresi’ne Haziran ayında sundu. Rapora göre “Elektromanyetik
alanların tümüyle güvenli oldukları söylenemez. İnsanlar onların
etkisinden olabildiğince kaçınmalıdırlar. Ama elektrik hatlarının
oluşturduğu elektromanyetik alanların, insanların kanser yada başka bir
hastalığa yakalanma riskini arttırdığına yönelik kanıtlar zayıftır. Bu
konudaki araştırmalar sürecektir.”İsveçli bilim adamları cep
telefonuyla yapılan 2 dk.’lık bir görüşmenin bile ne denli ciddi
sorunlar yaratabildiğini gösterdiler. Araştırmaya göre 2 dk.’lık
konuşma, kandaki zararlı proteinlerin ve toksinlerin beyne girmesini
engelleyen savunma mekanizmasını devre dışı bırakmaya yetiyordu. Bu
durumda azheimer, parkinson ve multiple sclerosis (MS) gibi sinir
hastalıklarının oluşma riski artıyor.Mayıs 1998′de İsveçli bilim adamı
Dr. Kjell Hansso Mild, ekibiyle birlikte gerçekleştirdiği büyük bir
araştırmanın sonuçlarını açıkladı. Çalışma sonucuna göre, cep
telefonuyla uzun süre konuşanlarda yorgunluk, baş ağrısı, deride yanma
hissi ortaya çıkıyordu. Kulaklık-mikrofon seti kullananların %80′inde
bu tip sorunların olmadığı gözlendi.Haziran 1998′de Almanya’da Freiburg
Üniversitesi Nöroloji Kliniği’nde yapılan bir araştırmada da cep
telefonlarının yüksek tansiyonla ilişkisi ortaya kondu. Bu araştırmada
10 gönüllünün başlarına cep telefonu bağlandı. Araştırmacılar,
deneklere haber vermeden telefonları açıp kapadılar. Telefonlar
açıkken, deneklerin tansiyonlarında 5-10 mmHg’lik bir artış
gözlendi.İngiltere’de yapılan ve 11.000 kişinin gönüllü olarak
katıldığı bir başka araaştırmadaysa, uzun süre cep telefonuyla
konuşanlarda baş ağrıları, baş dönmesi ve dikkat dağılması
gözlendi.Bilimsel araştırmaların art arda gelen bu olumsuz sonuçları
insanları kuşkulandırıyor. Artık “cep telefonlarının insan sağlığına
daha ciddi etkileri olabilir mi?” diye düşünüyor herkes. Yine ilk akla
gelen soru : “Cep telefonlarıyla kanser arasında bir ilişki olabilir
mi?”Dünyada 200 milyon dolayında cep telefonu kullanıcısı var. Bu sayı
ABD’de 80 milyonun üzerinde ve her ay buna yaklaşık 1 milyon ekleniyor.
Cep telefonunun insan sağlığına etkileri ve özellikle de kanserle
ilişkisi üzerinde yürütülen çalışmalar ABD’de merakla izleniyor. Çünkü
beyinlerinde tümör oluşmuş onlarca kişi, iletişim şirketlerine dava
açmış durumda. Tümör oluşumlarına cep telefonlarının mikrodalga
yayınlarının yol açtığını ileri sürüyorlar. Benzer davaalar başka
ülkelerde de açılmış durumda. Bilimsel araştırmaların sonuçları bu
davaların seyri açısından büyük önem taşıyor.ABD’de cep telefonu
endüstrisi beş yıldır, cep telefonlarının insan sağlığı üzerine
etkilerini araştıran çalışmaları destekliyor. Hatta bunun için Telsiz
İletişim Endüstrisi Birliği, 1993′te Telsiz Teknoloji Araştıraları
(WTR) adlı bir araştırma kurumu bile kurdu. Bu kurumun asıl amacı,
öncelikle beyin tümörleri olmak üzere birçok hastalıkla cep telefonları
arasında bir ilişki olup olmadığını saptamak. İki koldan yürütülen
çalışmalar için beş yılda 25 milyon dolar harcandı. Bir yandan
epidemiyolojik araştırma sürdürüldü; bir yandan da laboratuvarlarda
deneyler yapıldı. Laboratuvar çalışmaları iki konu üzerinde yoğunlaştı:
Beyin tümörü oluşumu ve genetik yapının değişimi.Bu sırada Avrupa ve
Avustralya’da da konuyla ilgili birçok araştırma yapıldı; hâlâ süren
çok sayıda araştırma da var. Bunlardan birkaçında düşük düzeyli radyo
dalgalarının hayvanların bağışıklık ve sinir sistemlerinde
bozukluklara, davranışlarında değişimlere yol açtığı ve kanser
oluşumunu hızlandırdığı gözlendi. Örneğin Avustralya’daki bir
araştırmada, fareler 18 ay boyunca cep telefonunun yaydığı
mikrodalgaların etkisinde bırakıldı. Bu farelerde kanser oluşum
oranının normal farelere göre iki kat arttığı saptandı.İsveçli
Dr.Lennart Hardell’in araştırmasının geçen yıl Mayıs ayında yayımladığı
sonucu: Cep telefonu kullanımı insanlarda beyin tümörü oluşumunu
hızlandırmıyordu ; ama beyni tümörlü hastaların, telefon tuttukları
tarafta tümör oluşma oranının 2,5 kat fazla olduğu ortaya çıktı. Aynı
araştırma ABD’de de yapılmış ve aynı sonuçlara ulaşılmıştı.En önemli
gelişmeyse, WTR’nin beş yıllık araştırmasının sonuçlarını açıklaması
oldu. Araştırmanın başındaki Dr. George Carlo “Bu veriler insanlarla
doğrudan ilişkili ilk verilerdir. Bunlara göre cep telefonu yayınları
insanlarda beyin tümörü rüskini biraz artırıyor, insan kan hücrelerini
etkiliyor ve farelerde de DNA bozukluklarına yol açıyor.” diyor.
Telefon şirketlerince desteklenen bir araştırma kurumundan böyle bir
açıklamanın gelmesi çok önemliydi.Sağlığımızı tehlikeye atacağımıza,
cep telefonlarımız acil durumlar dışında kullanmamaya çalışalım.
Böylece hem beynimiz, hem de cebimiz rahat eder…SonuçTeknoloji
günümüzün vazgeçilmez unsurlarından biridir. Ülkelerin gelişmişlik
seviyesi bulundurdukları teknolojik ortamları ile
değerlendirilmektedir. Teknolojinin kullanım alanları oldukça geniştir.
Eğitimden, savunma sanayine kadar her alanda kullanılan teknoloji
sosyal ve ekonomik hayatında bir vazgeçilmezi durumuna gelmiştir.
Teknolojinin faydaları ve zararları; teknolojiden faydalanma durumumuza
göre değişmektedir. Örneğin bir televizyonu genel kültürümüzü artırıcı
programları izlerken kullanmamız faydalı, zamanımızı öldürürken
kullanmak zararlı olduğu gibi. Bu örnekler çoğaltılabilir; son yüzyılın
buluşu olarak değerlendirilen internet ise; elektronik ortamda hızlı
bir şekilde bilgiye ulaşmamızı sağlarken; internete bağımlı insanlar
oluşturup, sosyal hayattan insanların kopmasına da neden olmaktadır.
Buradaki ölçü demekki teknolojiyi ne şekilde
kullandığımızdır.Teknolojinin gümüzüzde geldiği ürküten boyutu ise;
özellikle gen teknolojisinin çok gelişip insanları klonlamaya kadar
geldiği bu da gelecek için robotlaşan ve tek tip insanların türemesine
neden olabilir. Diğer yandan gelişen teknoloji ile birlikte biyolojik
ve kimyasal silahların üretilmesi insanlığı tehdit eden diğer
teknolojik tehlikeler olarak değerlendirilebilir. Teknolojinin
kullanımı ve sonuçları değişmektedir. Örneğin; teknoloji kullanılarak
kurulan bir fabrikada üretim yapılmakta ama artıkları doğaya zarar
vermektedir. Yine teknoloji kullanılarak arıtma tesileri kurulup bu
tehlike minumuma indirilmektedir. Yani teknolojinin fayda ve zararları
birlikte ilerleyip kullanıma göre netice vermektedir
bvt tv ve radyo programı
programı indirmek için linki tıklamanız yeterli
http://www.canlitv.com/download/bvtlivetvsetup.exe
www.webiket.net , tasarım,
yazılım, blog dünyası, arama motorları, e-ticaret, web 2.0 site ve
servis tanıtımları, kısacası web ile ilgili konulardaki içerikleri
paylaşabileceğiniz yeni ve keyifli bir mecra.
Kullanıcılarının oluşturduğu içeriğini, web 2.0 dünyasının
kültlerinden sayılabilecek digg.com’a benzer bir şekilde sunan webiket
tamamen web dünyasına odaklanmış durumda, dolayısıyla size sesleniyor,
ayrıntılarda kaybolmanıza izin vermiyor.
webiket, şu anda gelişme ve
büyüme aşamasında. webiket’in gelişmesi için fikirleriniz varsa,
kategori ve alt kategorilerle ilgili yenilikler istiyorsanız webiket blog‘da paylaşmaktan çekinmeyin.
fazlamesai.net
Yamipod itunes kullanmadan ipod mp3 oynatıcınıza erişmenizi ve çoklu ortamınızı düzenlemenize yardımcı olmak üzere geliştirilmiş freeware bir yazılımdır.
Mac OS X, Windows ve Linux işletim sistemleriyle birlikte çalışan versiyonlarını download sayfasından indirebilirsiniz.
kuruluma ihtiyaç duymayan yazılımın ekran görüntüleri, türkçe dahil olmak üzere dil desteğine katkıda bulunanlar listesi , forum sayfası ve dökümantasyonuna siteden ulaşabilirsiniz.
bildirgec.org

Turkcell
tarafından bu yıl 3.'sü düzenlenen "gnctrkcll 40 C" konserlerinin 6.
ayağı, Mersin'in Erdemli ilçesine bağlı Kızkalesi beldesinde
gerçekleştirildi.
Konserde ilk önce Hepsi Grubu sahne aldı.
Grup, hayranları için en beğenilen 13 şarkıyı seslendirdi. Grubun sahne
şovu ise, hayranları tarafından ilgiyle izlendi. Hepsi Grubu'nun
ardından sahneye çıkan Kenan Doğulu, konserine 52. Eurovision Şarkı
Yarışması'nda Türkiye'ye dördüncülük getiren "Shake İt Up Şekerim" adlı
parçasıyla başladı. 2 saat boyunca eski ve yeni albümlerinden toplam 23
şarkı seslendiren Doğulu, danslarıyla hayranlarını coşturdu. Sanatçının
romantik şarkılarına izleyiciler de hep bir ağızdan eşlik etti. Ünlü
sanatçı, konser esnasında zaman zaman hayranlarıyla sohbet ederek,
Kızkalesi'nde kendisine gösterilen büyük ilgiden memnun olduğunu
söyledi.
Sadece gnctrkcll üyelerinin katıldığı partide özel
şovlar, SMS kurgulu yarışmalar gerçekleştirilerek, üyelere cep
telefonları, fotoğraf makineleri, kontörler, Kenan Doğulu ve Hepsi
Grubu imzalı CD'ler dağıtıldı.
Gece geç saatlere kadar devam
eden konseri yaklaşık 9 bin kişi izlerken, partinin finalinde ise Kenan
Doğulu ve Hepsi Grubu gösterdikleri performansla hayranları tarafından
dakikalarca alkışlandı.
04 Nisan 2008
17:41 |
Ozyy |
0 fav |
0 yorum
| etiket:
07
,
08
,
70
,
bağımsız
,
deri
,
esinlenmek
,
genç
,
küçük
,
modern
,
rahat
,
rüya
,
ve
,
özel ceket
70″lerin sonunda genç bir delikanlının
50li yılların Amerikan rüyasından esinlenerek küçük bir deri
parçasından yaptığı özel bir ceket ile başlayan Chevignon hikayesi 07 /
08 Sonbahar-Kış sezonunda da devam ediyor…
Kuzey
Amerikadan Rusyaya, Avrupadan Amerikaya kadar tüm dünyada binden
fazla satış noktası bulunan Chevignon, Neofly Concept mağazaları ile
son bir yıldır tekrar Türkiyede ve yeni koleksiyonuyla sokak modası
tutkunu gençlerle buluşmaya devam ediyor. Geçmişten gelen güçlü
mirasını bugünkü moda akımlarıyla ustalıkla harmanlayan ünlü Fransız
markası Chevignon, 70lerden bu yana tarzının tipik özellikleri olan
otantik renkler, yıpratma kumaşların dokusu ve ince işçiliğini 07 / 08
Sonbahar-Kış tasarımlarında da korumaya devam ediyor.
Chevignon yeni sezon koleksiyonunu oluşturan ana parçalar arasında
bol cepli pantolon ve ceketler, yeni sezonun en trendlerinden kürklü
montlar, otantik figürlerin yer aldığı baskılı t-shirtler, vücudu saran
dar pantolonlar, spor ama kesinlikle seksi mini etekler, deri
ipliklerle süslenen kazaklar, ekoseli gömlek ve elbiseler bulunuyor.
Geçtiğimiz sezonun en moda aksesuarlarından kemerler bu sezonda en
trend detaylardan biri olarak koleksiyondaki yerini alıyor.
Sonbahar/kış koleksiyonunda asker yeşili, kırmızı, bej ve toprak
renkleri ön plana çıkıyor. Tasarımlardaki detaylarda ise deri iplikler,
çiçek motifli kumaşlar ve özellikle yakalarda kullanılan dantel
işlemeler doğal seksiliği ve karizmayı ortaya çıkarıyor.
Rahat, modern, bağımsız ve macera ruhlu gençler tarafından tercih
edilen marka, yeni sezon tasarımlarıyla son yılların hızla gelişen
street fashion (sokak modası) trendinin öncülerinden olmaya devam
ediyor. Neofly Concept mağazalarında satışı yapılan ünlü Fransız
markası Chevignon, Meydan AVMde açılan ilk mağazası ile Türkiyedeki
tutkunlarına daha geniş bir koleksiyon sunuyor.
kaynak: bayanca.net
Birbirinden ünlü modacılar, tasarladıkları mayo ve bikinileri, birbiri ardına düzenledikleri defilelerle görücüye çıkardı…
Yaz
yaklaşmaya başladığında her kadının en büyük derdidir; Nasıl bir
bikini alsam? Siz plaj giyisilerinizi seçmeyi önümüzdeki yaza kadar
ertelemeyin, çünkü yaz modası çoktan belli oldu bile. Siz de inceleyin
ve hoşunuza gidenleri seçin.
Bikini altları küçüklmeye devam etse de, fazla kilolarım var
giyemeyeceğim diye düşünmeyin, çünkü önümüzdeki yaz şortlu bikiniler
geri geliyor. Mayolar her zaman olduğu gibi yine moda, mayokini ise
yükselmeye devam ediyor.
Modellerin yarısından fazlasında üçgen bikini üstleri kullanılmış.
Hem zarif hem de kışkırtıcı görüntüsü bu modelleri modacıların
vazgeçilmezleri arasına yerleştirdi bile. İpli bikiniler çok fazla göze
çarpmazken, ince kenarlı modeller oldukça popüler.
Tıpkı sokaklar gibi plajlar da çok renkli.
Ve bu renklilik uzunca bir süre modayı terketmeyeceğe benziyor.
Eğer cesursanız, bikini seçiminde iddialı davranabilirsiniz, iddialı
renkler, iddialı modeller… Çünkü bu yaz tüm kıyafetler gerçekten çok
iddialı.
kaynak: bayanca.net